The Intouchables

The Intouchables

Geçirdiği kazadan sonra felç olan zengin aristokrat Philippe, cezaevinden çıkmış Driss’i bakıcısı olarak işe alır. Herkes Driss’in bu iş için uygun olmayacağını düşünürken, Philippe O’na inanır ve bir şans verir. Dünya dursa yan yana gelmeyecek olan bu iki karşıt dünya görüşünün çarpışmasının ve zamanla çılgın bir dostluğa dönüşmesinin, insanı derinden etkileyen hikâyesi.

Ayakkabıcı

Ayakkabıcı

Yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle… Adam ona bir kez daha göz attı. … Continue reading »

09/05/12

09/05/12

Merhaba sevgili okur, Dünkü Duman konserinin ardından bugün de Müjdat Gezen ile söyleşimiz mevcuttu. İkisinin ortak farkı ise, her ikisini de oldukça yakından görebilmemdi. Bugün İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampüsü A-101 amfisinde yapmış olduğu söyleşi hem güldürücü hem de düşündürücü türdendi. Müjdat Bey’e aklımda birkaç sorum vardı fakat bunlardan sadece 1 tanesini sorabildim. O da “Yaptığınız … Continue reading »

Grup Yorum – Haziranda Ölmek Zor

Grup Yorum – Haziranda Ölmek Zor

Gece leylak ve tomurcuk kokuyor Yaralı bir şahin olmuş yüregim Uy anam anam, Haziranda ölmek zor Çalışmışım onbeş saat Tükenmişim onbeş saat Yorulmuşum, acıkmışım, uykusamışım Anama sövmüş patron Sıkmışım dişlerimi Islıkla söylemişim umutlarımı Sıcak bir ev özlemişim Sıcak bir yemek Sıcacık bir yatakta unutturan öpücükler Çıkmışım bir dalgadan, vurmuşum sokaklara Sokakta tank paleti Sokakta düdük … Continue reading »

Onlar

Onlar

Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar; korkak, cesur, cahil, hakim ve çocukturlar ve kahreden yaratan ki onlardır, destanımızda yalnız onların maceraları vardır. Onlar ki uyup hainin iğvasına sancaklarını elden yere düşürürler ve düşmanı meydanda koyup kaçarlar evlerine ve onlar ki bir nice murtada hançer üşürürler ve yeşil bir ağaç gibi gülen … Continue reading »

Ben çocuktum bugün

Ben çocuktum bugün

  İçimden şarkı söylemeyi öğrendiğimde bugün metrobüste gördüğüm küçük Çağatay’ın yaşındaydım. Adı Alperen olsa bile benim için o cünyır çağatay :) Yer olmayınca bir çantaya oturmuş, bıdı bıdı konuşuyordu büyükannesiyle. Eski çekilmiş fotograflarımda gördüğüm o altın sarısı saçlara sahipti o çocuk. Onu gördüm, çocuk oldum. Kaldırımların o kenarlarında yürümeye çalıştım… Küçükken içimden tekrarladığım o kelimeleri … Continue reading »

Yaşamak, Çalışmak, Yaşamaya Çalışmak

Yaşamak, Çalışmak, Yaşamaya Çalışmak

Oysa ne güzel yazılar yazmıştım “Kafe-Kitap Birarada”‘da. Cep telefonumun azizliği… Yaşamaya çalışmak, görmeden hissetmeden. Anlamaya çalışarak engellileri. Gözlerini kapatıp merdiven çıkmak, evin içinde dolaşmak. Belki de bunları yapmaya çalışmak. Varken algılama duyularımız koşarak çıkabilirken merdivenleri, onların yokluğunda trabzanların yardımıyla yaşamak. Martının kanadına taşınmak, tüylerinin arasında kaybolmak. Bu akşamki konumuz bu. Yaşamaya çalışmak. Yaşarken bir şeyleri(,) … Continue reading »

Taksim’e 1 Mayıs’a 9:30′da Beşiktaş’ta Toplanıyoruz

Taksim’e 1 Mayıs’a 9:30′da Beşiktaş’ta Toplanıyoruz

Geçti o devirler! İstanbul sokakları “Padişahım çok yaşa!” diyenlerin sesleriyle çınlardı. Saraylarda dalkavuklar vardı. Efendilerinin her dediğini başlarını sallaya sallaya onayladıkları için kavukları dal gibi sallanır dururdu. Geçti o devirler! Yoksa geçmedi mi? -Madencinin kaderi bu! -İsabet buyurdunuz efendimiz, maden çökmüş, işçi ölmüş. Mukadderat. Aynen dediğiniz gibi… -Dindar bir nesil, kininin davacısı bir nesil isterüm. … Continue reading »

Attila İlhan – Böyle Bir Sevmek

Attila İlhan – Böyle Bir Sevmek

ve ünlü dizeler dökülür üstadın dilinden; ne kadınlar sevdim zaten yoktular / yağmur giyerlerdi sonbaharla bir / azıcık okşasam sanki çocuktular bıraksam korkudan gözleri sislenir / ne kadınlar sevdim zaten yoktular / böyle bir sevmek görülmemiştir… naçizane kitaplığımda üstadın bu kitabı da yerini almış bulunmaktadır.